Nazi-Diva: Zarah Leander
Geçen seneden keyifli bir yazı:
‘NAZİ GARBO’ 100 YAÅžINDA
Hitler’in Mercedes hediye ettiÄŸi, İsveç kökenli efsane film ve müzik yıldızı, travestilerin ve Alman kadın punk vokallerinin favorisi Zarah Leander’in doÄŸumunun 100′üncü yıldönümü
Zarah Leander’in iyi bir oyuncu olduÄŸu söylenemez. Sıkça takındığı ‘femme fatale’ cilvelerinde bir tutukluk gözlemlemek hiç de zor deÄŸildir. ‘Kırılgan kadın’a geçiÅŸ yaptığında ise ortaya bir baÅŸka inandırıcılık sorunu çıkar. Eski yıldızların olmazsa olmazı ‘görkemli’ elmacık kemikleri ve ilginç bir gülümsemeye raÄŸmen, hantallığını hesaba katınca, çok güzel bir kadın olduÄŸu da biraz tartışmalıdır. Gelgelelim bir efsane ve muamma zengini bir karakter olduÄŸunu kimse inkâr edemez.
Kimileri onun için ‘Nazi Garbo’ derdi. Garbo gibi İsveçliydi ama ondan farklı olarak şöhreti Hollywood’da deÄŸil, Nazi Almanya’sında yakalamıştı. Bir ara gidip dikiÅŸ tutturabilir mi diye bakınmadı deÄŸil, fakat Hollywood o dönemde iki çocuklu, boÅŸanmış bir kadın olan (üç kez evlendi) Leander’e fazlaca riskli görünmüştü. Hem zaten gençliÄŸinden beri ciddi bir Berlin hayranıydı.
Almanlarla Leander’in karşılıklı hayranlığı onun hem en büyük ÅŸansı hem de ÅŸanssızlığı oldu. II. Dünya Savaşı’nda ve hemen öncesinde Almanya’nın devlet kontrolündeki film stüdyosu UFA’yla sözleÅŸmeli olmak, Leander’in kariyerine damgasını vuran hikâye olmaktan hiçbir zaman çıkmadı. Leander UFA’da, kariyerinin zirvesini yaÅŸadığı gibi, o sıralar Almanya’da olup bitenlere aldırmamış olmak, bir lanet gibi yakasına yapıştı. Savaşın sonlarına doÄŸru döndüğü ülkesinde bile, hep bir Nazi yandaşı olmakla suçlandı.
Aslına bakılırsa Leander, Nazilerle açıktan bir politik birliÄŸe hiçbir zaman girmedi. Hatta Göbbels’le arası iyi deÄŸildi. MeÅŸhur propaganda bakanı ondan İsveç bankalarındaki parasını Almanya’ya getirip bir Alman vatandaşı olmasını istedi ancak Leander buna yanaÅŸmadı ve zaten 1943′te memleketine dönüşü böyle gerçekleÅŸti.
Yine de o, Hitler’in Mercedes hediye ettiÄŸi kadındı. Marlene Dietrich gibi yıldızlar Nazilerin yükselince Amerika’ya kaçtıklarında, UFA onların muadili olmasını umarak 1937′de Leander’le anlaÅŸmıştı. UFA’daki ilk iki filmi ‘Zu Neuen Ufern’ ve ‘La Habanera’yı çeken ünlü yönetmen Douglas Sirk de Nazi Almanya’sını terk etmekte gecikmedi. Fakat Leander’in keyfi yerindeydi, ‘Politika beni baÄŸlamaz’ savunmasıyla şöhretin tadını çıkardı. SavaÅŸ yıllarında bir Rus ajanı olarak çalıştığına dair iddialarsa onun politik kimliÄŸine (veya algılanmasını istediÄŸi gibi ‘kimliksizliÄŸi’ne) dair bir baÅŸka kafa karıştırıcı nokta.
Zarah Leander savaÅŸ sonrasında eski parlak günlerini hiç yakalayamadı fakat 60′larda Almanya ve Avusturya’da bazı müzikal ve konserlerle bir tür ikinci bahar yaÅŸamayı baÅŸardı. Gerçi kariyerinin son döneminin bir önemi yok. Onu bugünlere taşıyan, geçmiÅŸte kalakalmış deÄŸil, tekrar tekrar üretilen bir efsane olması. Erkeksi duruÅŸunun büyük katkısıyla olsa gerek, Leander travestilerin taklit etmeyi en çok sevdiÄŸi yıldızlardan. Neden böyle bir ilgiye mazhar olduÄŸunu açıklamaya çalışan ‘My Life for Zarah Leander’ (1986) adlı ABD yapımı bir belgesel bile var.
Kariyerine tiyatro sahnesinde baÅŸlayan Leander’in, asıl kalıcı etkisini müziÄŸiyle bıraktığı söylenebilir. Derinden gelen kalın sesi ve hükmedici vokal tarzı, 80′lerin başında tozu dumana katan Alman punk müziÄŸinin içine kadar sızmıştı. Nina Hagen ve Malaria!’nın Bettina Köster’i gibi en ünlü punk kadın vokalleri, kendilerine büyük oranda Leander’i örnek almış ve hatta ondan yaptıkları cover’larla, saygılarını ayrıca sunmuÅŸlardı. Bilhassa Malaria!’nın ‘Heut Abend Lad’ Ich Mir die Liebe Ein’ı (Bu AkÅŸam AÅŸkı Çağırıyorum) yorumlayarak yaptığı ‘Zarah’ adlı parça, mükemmel bir cover olmanın ötesinde Leander’in ‘fatale’ ve umursamaz kadın imajına gönderilmiÅŸ bir selam sayılır. Bu parçada kimse Zarah’nın umrunda deÄŸildir, sadece ‘bu akÅŸam’ aÅŸkı çağırır, baÅŸka da hiçbir ÅŸey bilmek istemez. Tabii yıkılmaz duruÅŸlu çoÄŸu yıldız gibi Zarah Leander de ilerleyen yıllarda aslında hiç de göründüğü gibi güçlü olmadığını açıklamıştır. (YeÅŸim Tabak – 10/03/2007 Radikal)

Be the first to comment.