RSS Feed
Tem 2

Meanwhile, Back In Communist Russia…

Posted on Perşembe, Temmuz 2, 2009 in Bludatura, YapBoz

meanwhile back in communist russia

“Meanwhile, Back In Communist Russia…”, geçmişimde iyi bakma telaşıyla arada tozunu aldığım değerli kutular bıraktıran gruplardan biri. Dinlerken hâlâ damarlardan sıcak sıcak akan, deriyi sinsice aşındıran cinsten. Bazılarına göre post-rock’ın en şahane örneklerinden olmasına rağmen arada sessizce kaynayıp gitmiş bir grup. Bazıları içinse art-rock’ın yeniden doğuşu veya sadece kimilerinin “experimental glitter-art post punk” dediği bir şey. Çocukluktan kalma tırnakların kenarlarını yolduran kabuslar, paranoya, klastrofobi hikayeleri, mideden atılan sessiz çığlıklar… Onlar için sıkça yapılan “Lydia Lunch’a eşlik eden Mogwai” yakıştırmasına şiddetle karşı çıkıyorum. İlla ki karşılaştırmak gerekirse, MBICR’deki panik unsurunu bu denli soğukkanlılıkla ve yer yer resesif karşılayan bu kadın imgesinin yanında Lydia’nın duruşu “sıçarım çarkına!” diye bağıran kaşar bir kadına benziyor. (Şşşşş sakin…)

MBICR, 1999′da Oxfordlu 6 üniversite öğrencisi tarafından kurulmuş. O zamanlar bu altı kişi iki gitarist, iki vokalist, bir klavyeci ve bir de sentetik ritim ustasından oluşan grubun kadrosu erkek vokalist Ed Carder’ın gruptan ayrılmasından sonra basçı Ollie Clueit’in gelmesiyle son halini alıyor. 2000 senesinde Moonkat’le birlikte “I Only Wanted Something to Do but Hang Around” split’ine dahil oluyorlar ve ardından “No Cigar” Ep’si geliyor. İlk stüdyo albümü, “Indian Ink”, 2001’de Jitter etiketiyle piyasaya sürülüyor. Aynı sene iki kez BBC Radio1′ın emektarı John Peel’in ‘Peel Session’ına konuk oluyorlar. Sonra bir yaz geliyor ve 2 ay sürecek sancılı dönem başlıyor. Üniversiteden yeni ayrılmış ve meteliğe kurşun atmakta olan grup üyeleri, plak şirketinin ücra köşedeki stüdyosunda kayıtlara başlıyorlar. Soğuğa ve dayanılmaz rutubete rağmen orada yatıyor, orada kalkıyor, orada içiyor, orada yaratıyorlar. Şişelerin dibine vurulan, boşalmış sigara paketlerinden odanın tamamını kaplayabilecek sanatsal çalışmaların yapılmasını mümkün kılan ve insanın artık insanlıktan çıkıp kafayı yemiş mertebesine atladığı o sancılı stüdyo dönemlerinden biri yaşanıyor. Bu arada, kayıtlara başladıktan bir süre sonra gitarist Mark Halloran isyan bayrağını dalgalandırıyor ve böyle yaşamak istemediğine karar vererek yurda hayırlı bir doktor olmak üzere Londra’ya dönüyor. Her şeye rağmen 2003’te ortaya fevkalade bir albüm olan “My Elixir; My Poison” çıkıyor.

89483439_fe6f8cf0d1Başta bahsi geçen kadın, yani Emily Gray, histerik kadın edebiyatından parça parça, çoğunlukla da tutarsız görünen monologlar döktürüp beni büyülü imgelere doğru sürükleyen son derece etkileyici bir vokalist. Issız odalarda yankılanan ve dupduru bir kirliliğe sahip bir müziğe dantel gibi işlenmiş izlenimi veriyor. Sanki şarkıyla dinleyici arasına fazla içli dışlı olmalarını engelleyecek ince bir set çekiyor. Şarkılara esas kimliğini veren onun vokalleriymiş gibi gelse de müziği zirveye çıkaran şey aslında bol delay’li piyano melodilerinin, duruluğunu birden kirliliğe boğan gitarların ve gümbürdeyen davulların fevkalade etkileşimi. Önce bütün şarkılar birbirine benziyor gibi geliyor. Şarkıları benimsemeye başladıkça hepsi çok zeki dokunuşlarla birbirlerinden ayrılmaya ve belirgin kimlikler oluşturmaya başlıyorlar. Yine de sanki hikayeyi bitirebilmek için hepsini yan yana dizmek gerekli. Bir şeyler eksik kalıyor, insan devamını istiyor; o boğazda düğümlenen şey çözülmek bilmiyor. Ne yazık ki, “My Elixir; My Poison”den sonra sadece bir “Peel Session” daha geldi ve ardından da grup üyeleri pek uzun sürmeyecek kişisel projelere doğru yola çıktılar.

02 – Meanwhile, Back In Communist Russia – Anatomies.mp3


05 – Meanwhile, Back In Communist Russia – Heliotrope.mp3

Oxfordlu “Meanwhile, Back In Communist Russia…”, bana yolda yürürken tanımadığım insanların arkasından kendime engel olamayarak, panik içinde koşturmama neden olan, yine de ismini öğrenmeye bir türlü tenezzül etmediğim bir kokuyu anımsatıyor. Bu hissin normal rotasından uzakta uyanmasının kaynağını grubun önümde sayfa sayfa uzayan şarkı sözlerinde ararken son albümlerinin isminde bulmam sadece tesadüf, biliyorum. Yine de bu onları bir kez daha anmış oldum, fena mı oldu?

Bring on the comments

  1. Yej diyor ki:

    ?ok sevdi?im bir gruptur MBICR ve ara?tırırken siteni görmek ve yazını okumak çok güzel oldu. Ayrıldılar ve uzun sürmeyen projeleri olmu? demi?sin. Aslında aralarından bir tanesinin izini sürdüm ve a?a?ıdaki linklere ula?tım. Kendi müzi?i ilgini çeker mi bilmiyorum ama blo?unda payla?tı?ı ?eyleri ayrıca izlemeni tavsiye ederim.
    http://www.myspace.com/ollierussian

    http://mybandsbetterthanyourband.wordpress.com/

    Sevgiler;)

Leave a Reply